images
Kafasında güneş bulunan Ra

Mısır Medeniyeti kadim dünyanın en önemli medeniyetlerindendir. Klişelere dalmadan tıp, geometri ve astronomide geliştirdikleri teknikleri ve yaptıkları piramitlerin sırrının daha çözülememiş olmasını söylemem ne kadar önemli bir medeniyet olduklarını anlatmama yardımcı olur. Ne kadar da çok medeniyet dedim böyle. Peki Antik Mısır tüm bu gelişmelerini babalarının hayrına mı yaptılar? Tabiki de hayır ( Tanrılarla akrabalık ilişkileri varsa kısmen babalarının hayrına yapmış olabilirler. ) . Bulundukları coğrafya, sahip oldukları toplum yapısı eşsiz bir inanç sistemi oluşturdu ve Mısırlılar bütün bunları kendi yaşamlarına uyguladıkları için böylesine gelişmiş tekniklere sahip oldular. Gelişmiş dediysem de 5000 yıl öncesine göre gelişmiş yani. Adamlar göz ameliyatı yapabiliyorlar diye neşterle kataraktınızı tedavi ettirmeyin, siz yine de lazerle tedaviye devam edin.

   Konuyu sulandırmadan Antik Mısır’ın en sevdiğim yönüne gelelim, yani mitolojisine. Belki de gerçektir kimbilir? Siz Allah, Yehova ya da türevlerini beklerken karşınıza pagan tanrıları da çıkabilir. O yüzden temkinli olmakta fayda var.
 
   Dedim ya en eski medeniyetlerdendir Mısır diye. Mısır’ın dini inancı da oldukça köklüdür. Popüler kültür sağolsun artık birçok mitolojik unsuru ısıtıp ısıtıp karşımıza sunuyorlar. Her ne kadar Yunan Mitolojisi en bilindik olsa da sizlere Ra, Set, Osiris, Horus hiç olmadı Anubis desem gözünüzde kuş kafalı, köpek kafalı tipler canlanır. Bahsedeğim şey de tam olarak en güçlü Mısır Tanrısı olan Ra’nın kendisi.
 

   Ra Mısır Tanrıları’nın Zeus’u diyebileceğimiz bir mertebededir. Çölde yaşayan, dolayısıyla güneşle haşır neşir olan bir halk olan Mısır’ın en güçlü tanrısı olan Ra, tabiki de güneş tanrısıdır. Birçok inanışa göre diğer mısır tanrılarının Ra’nın parçalarını oluşturduğu, bütün o Osiris, Isis, Sekhmet, Thoth ve Horusların hep bütün bir halde Ra olduğu görüşü kabul görmektedir.

eye-of-ra-1
Ra’nın Gözü ölümsüzlüğü simgeler.
 

Bunun dışında Ra kendisi gibi yüce bir tanrı olan Amon ile birleşerek Amon Ra haline gelmiştir. Bunun en büyük nedeni ise Mısırlıların da monoteist, yani tek tanrıcı bir görüşe yakın olmasıdır. Antik Yunan’da yer alan şehir devletleri kendi tanrılarına sahip oldukları için ( Mesela Atina’nın tanrısı Athena, Sparta’nın tanrısı da Ares’tir.) çok güçlü bir tanrı anlayışı yoktur. Homeros’un İlyada’sını okuyanlar Zeus’un en sevdiği şehrin Truva olduğunu hatırlarlar. Truva’yı Zeus bile kurtaramamıştır. Yunanistan’ın merkezi bir güce sahip olmayışı Zeus’un Ra kadar güçlü olamayışının siyasi bir yansımasıdır.

ra_barque
Ra’nın yolculuğu

   Antik Çağ’da Mısır’da egemenlik kurmak isteyen hükümdarların Ra’nın soyundan geldiklerini, Ra’nın mirasçısı olduklarını kanıtlamaları gerekmeketedir. Büyük İskender Mısır’ı ele geçirdiği zaman kendisini Ra’nın oğlu olarak tanıtmıştır.

 

   Her gün güneşin doğabilmesi için Ra saltanat kayığıyla Duat’a yani öbür dünyaya geçip yolculuğunu tamamlamak zorundadır. Ra kayığı kullanırken diğer tanrılar ( Atet ve Sektet, Set, Thoth ) kayığı Atet’ten korurlardı. Atet Nil Nehri’nde yaşayan devasa bir yılandır. Eğer o günkü mücadeleyi Atet kazanırsa güneş tutulması gerçekleşirdi. Güneş doğduğu zaman Mısırlılar Ra’nın yolculuğu tamamladığını bilirlerdi.

   Monoteist anlayış yerini politeizme bırakınca Ra yine önemli bir figür olsa da yerini Osiris almıştır. Ra varlığını daha uhrevi bir aşamada gerçekleştirmeye başladığı için artık mitoloji Osiris ve Set’in mücadeleleri etrafında şekillenmeye başlamıştır.

isa-aslinda-horustur
Hazır mitolojiden söz açılmışken …

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın