Biyografi okumayı da yazmayı da çok severim. Tarihsel kişiliklerin ilham verici öyküleri yer alır çoğunda. Kendim yazarken ise pozitif ayrımcılık yaparak kadınlara daha fazla yer vermeye çalışırım. Bilinen uygarlık tarihinin çoğunluğu ataerkil üstünlüğe sahip olduğu ve neredeyse son elli yıldır kadınların insan yerine koyulmaya başlamasından dolayı kadınların biyografileri daha ilham verici geliyor bana. Neyse uzatmadan asıl mevzuya geçeyim.

Milattan Sonra 1.yüzyıl. Bilinen dünyada Roma İmparatorluğu, İmparatorluğa da Neron ( Evet deli olan.) hakim. Akdenizi iç deniz haline getiren imparatorluk Britanya’ya da açılmış, adanın yönetimlerini de egemenliği altına almaya başlamıştır. Norfolk denilen yerde Kral olan Prasutagus da imparatorluğa boyun eğenlerdendir. Her şey güllük gülistanlık devam ederken kral ölür. Alışılmışın dışına çıkarak ülkesini sadece imparatorluğa değil aynı zamanda karısı Boudica ve kızlarına da bırakır. Ortada şöyle bir sıkıntı vardır, Roma İmparatorluğu’nda kadınların miras hakları yoktur. Dolayısıyla imparatorluk Prasutagus’un vasiyetini yok sayarak krallığını ilhak eder, karısı Boudica’yı kırbaçlar ve kızlarına da tecavüz eder.

Boudica bütün bu olanlardan sonra sinip bir köşeye çekilmek yerine 60 yılında isyan bayrağını açar. Kurduğu ordunun boyutunun yüzbini aştığı söylenmektedir. Romalılar’ın kurduğu Londinium ( Londra ) şehrindeki ordunun ayrılmasını bekler. Yanına kızlarını da alarak savaş arabasıyla birlikte Londinium, Camulodunum ( Colchester ) ve Verulamium ( St Albans ) şehirlerini dümdüz eder. Kendisi ve kızlarının başlarına gelenleri 80.000 kişiyi katlederek Roma’ya ödetir.

İmparator Neron’un Boudica’nın yaptıklarından korktuğu, Britanya’yı terk etmeyi bile düşündüğü söylenir. Roma Ordusu Boudica ve ordusunu mağlup eder. Bunun en büyük nedeninin lejyonerlerin düzenli ve disiplinli olmasıdır. Iceni Savaşçıları sayıca üstün olsa bile düzensiz oldukları için çabuk dağıtılırlar. Savaş sonunda Boudica’nın akıbeti bilinmemektedir. Başlattığı isyan ve yaptığı tahribat yenilmez Roma İmparatorluğu’nun da yenilebileceğini kanıtlamış, imparatorluğun kibrini kırmıştır.

Asırlar sonra yapılan kazılarda Boudica’nın varlığına ulaşır Birleşik Krallık. Kraliçe Victoria kendisiyle aynı isme sahip bu savaşçı kraliçeden çok etkilenir. Victoria’nın eşi Prens Albert Londra’ya Boudica ve kızlarını savaş arabasıyla tasvir eden bir heykel yaptırır.

 

1 YORUM

Bir Cevap Yazın