5.yüzyıl Roma İmparatorluğu’nun yıkımdan kurtulmak için Hristiyan olduğu, çalkantılarla geçen zor bir yüzyıldır. Henüz Ortaçağ’a girilmemesine rağmen Ortaçağ karanlığı çoktan başlamıştır. İmparatorluğun her yanına yayılan yozlaşma ve isyan dalgaları değişimin habercisidir. Tüm bunlar olurken Büyük İskender’in kendi adını verdiği Akdeniz’in görkemli şehri İskenderiye’de güzel şeyler olmaktadır.
Matematikçi Theon’un kızı olan Hypatia da tıpkı babası gibi bilime düşkündür. Aralarında asırlar olmasına rağmen Antik Yunan filozoflarının mayasına sahiptir. Kendisi de Yunan asıllıdır zaten. Babası Theon’un desteğiyle iyi bir eğitim almış ve bir ilke imza atarak ( bilinen ) ilk kadın filozof olma onuruna erişmiştir. Neoplaton ekolünden olduğu söylenenen Hypatia dogmaya karşı dersler anlatmaktadır. Derslerini de şu meşhur İskenderiye Kütüphanesi’nin Platon Okulu’nda vermektedir.
İskenderiye Kütüphanesi İskender’in ölümünün ardından Mısır’a egemen olan General Ptolemaios tarafından kurulmuş, kuruluşu aşamasında neredeyse bilinen tüm dünyadan kitaplar istenmiş ve bu kitaplar kopyalanarak geri gönderilmiştir. 900.000 kitaba ev sahipliği yaptığı söylenir. Arşimet, Öklid ve Batlamyus’un da bu kütüphanede çalıştığı söylenir.
Hypatia müdirelik yaptığı bu kütüphanede matematik, astronomi ve felsefe dersleri verir. Öğrencileri arasında şehrin gelecekteki valisi Orestes ve piskopos olacak Synesius’da bulunmaktadır.
Bütün bunların yanında Hypatia’nın çok güzel olduğu söylenir. Orestes dahil birçok kişi ondan etkilenmiş ve onunla evlenmek istemiştir. Kendisine aşık olanlara, “ Ben gerçekle evliyim.” diyecek kadar bilimin peşindedir.
İskenderiye Valisi Orestesle olan olumlu diyaloğu kentte bulunan Kıpti Hristiyanlar’ın tepkisine neden olur. Valiyi etkilediği ve şehir piskoposu Cyril’e düşman olduğunu düşünen fanatikler kendisine tuzak kurarlar. Evinden çıktığı birgün yolunu kesen dindarlar onu taşlayarak öldürürler. Ölüsünün etlerini midye kabuklarıyla kemiklerinden ayırırlar. Paniğe kapıldıkları için Hypatia’nın parçalarını da yakarlar.
Ölümünün ardından Helen Uygarlığı’nın son kalıntısı da yok olmuştur. “ Neden hiç kadın bilimci, filozof yok? ” sorusunu yaşamıyla yanıtlamış, bağnazlığın ve ataerkilliğin kurbanı olmuştur. Kendisi hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler “ Agora ” filmini izleyebilirler. Yazımı onun şu sözüyle bitirmek istiyorum.
“Düşünme hakkınızı saklı tutun ; yanlış düşünmek bile hiç düşünmemekten iyidir.”

9 YORUMLAR

  1. Kadınların her dönemde bir itilip kakılma ve aşağılanma durumu olmuştur. Bu dönemde de sanırım Hypatia güzel bir örnek. Kadınların başarısını erkekler hiçbir zaman kabullenememişler.

  2. Bloga girdiğimde gozume ilk çarpan yazı bu oldu güzel paylaşımlar var vaktim oldukça okuyacağım 🙂

  3. oldukça güzel bir konuya değinmişsiniz. bayanlarında yüzyıllardır toplum içinde aktif olarak bulunduklarının en büyük kanıtıdır bu yazı

  4. İskenderiyeli Hypatia tüm kadınlara örnek olmalı bence. Mükemmel bir yazı olmuş elinize sağlık.

Bir Cevap Yazın